Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

1917 - sam mendes

savaşın çıplak gerçekliği. kan, ceset, kaos, bunalım. zaaf, özlem, cesaret, ölüm.  abartılı muharebe  sahnelerinden, bir kahramanı cilalayıp göze sokmaktan uzak, gerek renk gerek grafik olarak görsel şölen sergileyen bir film. bu açılardan bakıldığında mütevazi olduğu kadar iddialı olduğunu düşünüyorum.  filmin görsel boyutlarını ballandıra ballandıra anlatıp baymak istemiyorum, beğendiğimi belirtmekle yetineyim, biraz figüranlara değineyim. genel algımıza paralel olarak figüranları silik, “öylesine” karakterler olarak görmeye alışmışız. o sebepten olsa gerek, figüranların rollerini ciddiye almaları şaşırttı ve hoşuma gitti. o zavallılığı, cephe arkasını “gavur gözüyle” görmek de farklı bir deneyim oldu. her ne kadar tarihî gerçeklikleri çarpıtılmışsa da olayın bu boyutuyla gerçekten hiç ilgilenmiyorum. zaten dosdoğru tarih öğrenmek için dizi/film izlemeyi de hiç mantıklı bulmuyorum. kurgu gerektiren işler her zaman çarpıtır, işin doğası bu.  bir tarafta umarsızlar, ...

the grand budapest hotel - wes anderson

uzun zamandır buralarda yoktum. biraz iş güç, biraz tembellik derken kaliteli bir film izleyip hakkında bir şeyler yazacak bir vakit ayarlamadım. bugüne kısmetmiş.  bu filmi beşiktaş’ta şu son iki yıldır sık uğradığım mendel’s isimli bir çikolatacı-kafedeki duvar resmiyle tanıdım. herhangi bir dekor zannetmiştim, izleyince kafenin adının da menüdeki tatlıların adlarının da nereden geldiğini anlamış oldum.  filme gelecek olursak, ilk sahneden son sahneye kadar fikrimin değişmediği bazı konular var: renkler her zaman sıcak, masalsı ve yumuşak; hemen hemen bütün kareler tablo yapıp duvara asmalık ve müzikler filme kapılıp gitmemizde başrol oynuyor. zaten bu söylediklerim wes anderson’un diğer filmlerinde de karşımıza çıkıp yüzümüzü güldüren ögeler. yanılmıyorsam daha önceki yazılardan birinde de değinmiştim, yönetmenlerin bir üslup oturtmaları beni genel anlamda çok etkiliyor. tabii belli bir tarz üzerine yoğunlaşayım derken tekrara düşenleri bu kategorinin dışında tutuyorum....