Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mayıs, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

dilsiz - murat pay

aynalar, panolardaki ayrıntılar, hayranlık duyduğum insanlar, musiki ve geleneksel sanatlarla dolu, dopdolu bir film izledim dün gece. uzun zamandır izlemeye niyetliydim zaten, vizyondayken de teşebbüs ettim fakat kısmet olmamıştı. hiç vakit kaybetmeden başta saydıklarım hakkında tek tek yazmak istiyorum. hislerim taze olduğu için bu yazı biraz uzun olabilir. :) film izlerken görüntüye sık sık odaklanmak sinematografiye merak sardığım zamanlardan kalma bir alışkanlık. bundan zevk aldığımı itiraf edebilirim. aynaları görünce de hemen kafama not ettim bahsetmek üzere. bir filmde ayna kullanılarak yapılmış bir kamera oyunu görmek beni çok heyecanlandırıyor. aynaların görüntüyü ve o esnada yaşanan olayı daha etkili kıldığını düşünüyorum. panolardaki ayrıntılardan kastım da şuydu: bir sahnede selma ve sami sanıyorum eminönü otobüs duraklarındalar. durağın kenarındaki reklam panosunda ise ahmet uluçay’ın röportajlarından oluşan kitabın reklamını görüyoruz :) kitabın yönetmen murat ...

marriage story - noah baumbach

günlerdir buralara uğramadım. bomboş vaktim varken değil, genelde işlerim varken böyle şeyleri araya sıkıştırmayı seviyorum çünkü. seviyorum demeyeyim de, öyle alışmışım. ama tembellik etmedim, bu filme dair ne yazacağımı biriktirdim hep kafamda. buyurunuz. marriage story, izlediğim en gerçekçi filmlerden biriydi. bu kadar az kişiye odaklanmasına rağmen karakterlerin bana iyi geçtiğini düşünüyorum. özellikle ilk sahnelerdeki detaylar, iki insanın birbirini ne kadar iyi tanıdığını gayet açık ifade ederek ideal evlilik formülünü veriyordu. herhalde insan kendini kendinden iyi tanıyan biriyle pekâlâ geçinebilirdi. geçinmeliydi. filmden bunu bekledim, sonuna kadar bekledim. umduğum bir son değildi açıkçası, ama hayal kırıklığına uğradığımı da söyleyemem. eksikti sadece. bir şeyler eksikti. her şey son derece normaldi, buna bozulmuş olabilirim. dedim ya, realist işte. bir evlilik hikayesi izledik, bir evlilik masalı, evlilik efsanesi değil. filmi izlerken açık açık taraf tuttum. erkeğ...

beasts of the southern wild - benh zeitlin

bu filmi defalarca ve defalarca izledim, birkaç kişiye önerdim ve izleyenlerle üzerine konuştum. bütün bunların başında benim izlememe vesile olan müstakbel yönetmen dostuma teşekkür etmek isterim. o kendini biliyor ve umarım yazılarımı okuyordur. daha önce hem bu kadar şiirsel hem de bu kadar sert bir film izlediğimi hatırlamıyorum. sadece fragmanı izleseniz dahi bunu anlayacağınızı düşünüyorum. kaybolma tehlikesinde bir köy var ortada ama sadece bir köy değil orası, bir vatan. “cimcime”nin, babasının ve daha birçoklarının vatanı.   ortaya konan mücadele, bütün o çaba bu vatan duygusu uğruna veriliyor. dünyanın fazlasıyla farkında olan bir kız çocuğunu izliyoruz, şahsen çocuğun cinsiyetini çok geç fark ettim izlerken. içinde bulunduğu şartlar, belki annesinin yokluğu da bu şartlara dahil bilemiyorum, tabiri caizse bir “erkek” gibi yetiştirilmeye alışmış. filmin bir sahnesinde bir cesaret propagandası sonucu kendisine zor görünen bir iş başardığında ateşli taraftarlarının yan...

la belle époque - nicolas bedos

la belle époque, bence her şeyden önce aşkına tutunamamış iki insanın hikayesidir. bu ikisi doğru zamanda ya da en azından doğru şartlarda tanışsalardı belki iki mutlu aşık olabileceklerdi fakat kaderin cilvesi mi diyelim, nasipte yokmuş mu diyelim, her ne dersek diyelim sevgisi karşısındakine ağır gelmiş iki mutsuz insan olarak yaşamak yazılmış onlara. maalesef bunun gayet farkında olduklarını görüyoruz filmi izlerken. yönetmenin zekası takdire şayan, böyle fikirleri hep kıskanırım. bir şirket kurulmuş, sen sadece hangi tarihte geçtiğini söyleyip hikayeni anlatıyorsun. zamanda yolculuk yapmıyorsun ama o atmosfere geri dönme şansı yakalıyorsun. bunca emeğin karşılığı da servete mal olabiliyor elbette. ama değer mi? bence değmiş. heyecan. buram buram heyecan ve nostalji. “kaybettiğini hatırla” düsturu. adamımız o şirkete kaybettiğini hatırlamak için başvurdu. aradığını ne kadar buldu bilemem ama bence hiç tahmin etmediği başka şeyler buldu. hayatı da kıymetli kılan bu değil midir ...