bu filmi defalarca ve defalarca izledim, birkaç kişiye
önerdim ve izleyenlerle üzerine konuştum. bütün bunların başında benim izlememe
vesile olan müstakbel yönetmen dostuma teşekkür etmek isterim. o kendini
biliyor ve umarım yazılarımı okuyordur.
daha önce hem bu kadar şiirsel hem de bu kadar sert bir film
izlediğimi hatırlamıyorum. sadece fragmanı izleseniz dahi bunu anlayacağınızı
düşünüyorum. kaybolma tehlikesinde bir köy var ortada ama sadece bir köy değil
orası, bir vatan. “cimcime”nin, babasının ve daha birçoklarının vatanı. ortaya konan mücadele, bütün o çaba bu vatan
duygusu uğruna veriliyor.
dünyanın fazlasıyla farkında olan bir kız çocuğunu
izliyoruz, şahsen çocuğun cinsiyetini çok geç fark ettim izlerken. içinde
bulunduğu şartlar, belki annesinin yokluğu da bu şartlara dahil bilemiyorum, tabiri
caizse bir “erkek” gibi yetiştirilmeye alışmış. filmin bir sahnesinde bir
cesaret propagandası sonucu kendisine zor görünen bir iş başardığında ateşli
taraftarlarının yanında “I’m the man!” diye bağırdığında bunu gayet net
görebiliyoruz.
gel gelelim bütün bu macera, o heyecan küçük cimcimemizin
tek başına bambaşka bir yolculuğa çıkmasıyla evriliyor. şimdilik bunu biliniz.
daha fazlasını anlatmayayım.
filmi bu kadar sevmemin iki sebebi olduğunu düşünüyorum:
daha dört-beş yaşında çocuğun dünyayı bambaşka gözlerle görebilmesi, öyle ki bu
dünyadaki yerini benimseyebilmiş olması ve fantastik ögelerin kurguya çok güzel
yedirilmiş olması, ki ben normalde fantastik filmleri sıkıcı bulurum. ayrıca
filmin bu kadar izleyiciye “geçmesini” sağlayan başlıca şeylerden biri küçük
cimcime’yi oynayan kızımızın oyunculuğu bence, bunu da es geçmemek lazım.
çok film izledim, böylesine şiirselliği ve yabaniliği içinde
bu kadar sağlam eritebilmiş bir film görmedim falan desem havalı bir son
olurdu. fakat yalan söylemek istemem durduk yere yani. çok film izlemiş biri
değilim, maalesef. ama izlediklerim arasında böylesine şiirselliği ve yabaniliği
içinde bu kadar sağlam eritebilmiş bir film görmedim diyebilirim rahatlıkla.
“I see that I’m a little piece of a big big universe.” diyor
cimcimemiz. “bu koccaman evrenin minnak bir parçası olduğumu görüyorum.”
hangimiz bundan fazlasıyız ki zaten?
Yorumlar
Yorum Gönder